HAYALİMDEKİ GAZİANTEP
Akşam olmuştu. Okuldan eve gelmiş annem ve babamla birlikte yemek yemiş, odamda ders çalışıyordum. Babam oturma odasında haberleri izliyor annem de mutfakta çay hazırlıyordu. Bir ara televizyondan Gaziantep'in ismini duyar gibi oldum. Yerimden kalkıp odaya gittim. Haberlerde Gaziantep'ten bahsediyordu.
Dünya genelinde yapılan bir araştırmaya göre Gaziantep yaşanabilir şehirler listesinin içinde ilk beş sıranın içerisindeydi. Hafifçe gülümsedim; yaşadığım şehir gerçekten de çok güzeldi. Gaziantep insanıyla, doğasıyla mutfağıyla, sanatıyla, kültürüyle çok güzel bir şehirdi. Özellikle son yıllarda Gaziantep'te gözle görülür bir değişim vardı.
Festivallerle ismini duyuran, yemekleriyle herkesi mutfak kültürüne hayran bırakan şehrimiz her geçen gün biraz daha ilgi odağı oluyordu. Yapılan haberde Gaziantep'in dünyanın en iyi parklarına sahip olduğu ve müzeleriyle de adından söz ettirdiğini söylüyordu. Gerçekten de dünyanın en güzel parklarına sahipti bu şehir. Geçen gün çok büyük ve çok güzel bir park daha açılmıştı. Gidip gördüğümde her adımda farklı bir güzellikle karşılaşıyordum. Dikkatimi çeken en eğlenceli çalışma ise parkın içerisinde yapay bir deniz ve sahil vardı. Sanki şehrimizde gerçek bir deniz varmış gibi gidip yüzüp sahilde güneşlenebilirsiniz.
Geçen arkadaşlarım söyledi; bir müze daha açılmış Gaziantep'te. O kadar büyük ve o kadar güzelmiş ki. Fransada'ki Louvre Müzesi bile yanında sönük kalırmış. Müzede çok kıymetli eserler sergileniyormuş. Gaziantep çok güzel bir şehir her geçen gün daha da çok gelişiyor ve güzelleşiyor. Ve ben yaşadığım şehri her geçen gün daha da çok SEVİYORUM.
FATİH PAŞAOĞLU 4-E
ARKADAŞ
Yalnız oynadığım zaman
Küçülür dünya
İçine sığmam...
Oyuncaklar güzel ama;
Yanıt vermiyorlar sorduklarımda...
El ele tutuşmak için,
Arkadaş gerek...
Yalnızken de şarkı söylenebilir ama;
Birlikte söylemek çok daha güzel.
ENNUR İLİK- 3-G